Kurgulanmış İttisal mi, Bilinçli Tercih mi? İsnada Yönelik Geleneksel ve Oryantalist Perspektiflerin İbrāhīm en-Neḫaʿī’nin Murselleri Bağlamında Analizi


Bayram F.

Ankara Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi, cilt.66, sa.2, ss.1059-1096, 2025 (Scopus, TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 66 Sayı: 2
  • Basım Tarihi: 2025
  • Doi Numarası: 10.33227/auifd.1729550
  • Dergi Adı: Ankara Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus, ATLA Religion Database, Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Index Islamicus, Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.1059-1096
  • Manisa Celal Bayar Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu makale isnadların güvenilirliği meselesine odaklanır. Konu, Kūfe fıkıh ekolünün öncülerinden ve tabiin döneminin önde gelen fakihlerinden İbrāhīm en-Neḫaʿī’nin (ö. 96/714) mursel rivayetleri arasından belirli bir kriter gözetilmeksizin seçilen örnek metinler ekseninde incelenmektedir. Zira onun irsâlleri klasik İslami yaklaşımda makbul kabul edilirken isnadlara yönelik eleştirel bir yaklaşım sergileyen oryantalist Joseph Schacht (ö. 1969) tarihî bir şahsiyet kabul ettiği en-Neḫaʿī için ihdas edilmiş amcalar ve dayılar vasıtasıyla kurgulanan bir rivayet ağı oluşturulduğunu savunmuştur. Kendisi iddialarını delillendirmek amacıyla hem en-Neḫaʿī’nin şahsına hem rivayetlerine hem de onların niteliğine sıkça atıf yapmaktadır. Bu çerçevede Schacht'ın “isnadların geriye doğru tamamlanarak uydurulduğu” şeklindeki genelleyici tezinin erken dönem hadis rivayet pratiklerinin karmaşıklığı ve titizliği karşısında bir tutarlılık arz edip etmediği örnek rivayetler üzerinden test edilmektedir. Araştırmamız hadis kaynaklarının, rivayet ṭarīḳlerinin ve sened zincirlerinin analitik ve mukayeseli incelenmesine dayanmaktadır. Ayrıca en-Neḫaʿī’nin mursel rivayetlerinin -onun mensubu bulunduğu Kūfe ekolüne Schacht tarafından muhalif olarak konumlandırılan- Hicaz bölgesi muhaddisleri ve ehl-i hadis tarafından, s̠iḳa ravilerden oluşan muttasıl ṭarīḳlerle desteklenip desteklenmediğini irdelemektedir. Bulgular, en-Neḫaʿī’nin mursel rivayetlerinin keyfî kurgulardan uzak, dönemin ilmî teamüllerine uygun ve geniş bölgesel rivayet ağına sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca ehl-i hadise ait kaynaklarda bu nakillerin muttasıl senedlerle yer alması, isnadların sistematik bir kurgulama ve uydurma sürecinden geçmediğini, rivayetlerin tedvin edilip rıhlelerle yaygınlaşmasının tabii bir sonucu olduğunu ortaya koymaktadır. Neticede en-Neḫaʿī’nin mursellerini güvenilir kabul eden klasik yaklaşımın isabetli olduğu teyit edilmiştir. Ayrıca makalede oryantalist iddiaların yüzeysel, genellemeci ve indirgemeci bir nitelik arz ettiği, oryantalist hadis eleştirilerinin de tarihsel bağlam ve hadis ilminin kendi dinamikleri ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiği örnekler üzerinden gösterilmektedir.

Bu makale isnadların güvenilirliği meselesine odaklanır. Konu, Kūfe fıkıh ekolünün öncülerinden ve tabiin döneminin önde gelen fakihlerinden İbrāhīm en-Neḫaʿī’nin (ö. 96/714) mursel rivayetleri arasından belirli bir kriter gözetilmeksizin seçilen örnek metinler ekseninde incelenmektedir. Zira onun irsâlleri klasik İslami yaklaşımda makbul kabul edilirken isnadlara yönelik eleştirel bir yaklaşım sergileyen oryantalist Joseph Schacht (ö. 1969) tarihî bir şahsiyet kabul ettiği en-Neḫaʿī için ihdas edilmiş amcalar ve dayılar vasıtasıyla kurgulanan bir rivayet ağı oluşturulduğunu savunmuştur. Kendisi iddialarını delillendirmek amacıyla hem en-Neḫaʿī’nin şahsına hem rivayetlerine hem de onların niteliğine sıkça atıf yapmaktadır. Bu çerçevede Schacht'ın “isnadların geriye doğru tamamlanarak uydurulduğu” şeklindeki genelleyici tezinin erken dönem hadis rivayet pratiklerinin karmaşıklığı ve titizliği karşısında bir tutarlılık arz edip etmediği örnek rivayetler üzerinden test edilmektedir. Araştırmamız hadis kaynaklarının, rivayet ṭarīḳlerinin ve sened zincirlerinin analitik ve mukayeseli incelenmesine dayanmaktadır. Ayrıca en-Neḫaʿī’nin mursel rivayetlerinin -onun mensubu bulunduğu Kūfe ekolüne Schacht tarafından muhalif olarak konumlandırılan- Hicaz bölgesi muhaddisleri ve ehl-i hadis tarafından, s̠iḳa ravilerden oluşan muttasıl ṭarīḳlerle desteklenip desteklenmediğini irdelemektedir. Bulgular, en-Neḫaʿī’nin mursel rivayetlerinin keyfî kurgulardan uzak, dönemin ilmî teamüllerine uygun ve geniş bölgesel rivayet ağına sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca ehl-i hadise ait kaynaklarda bu nakillerin muttasıl senedlerle yer alması, isnadların sistematik bir kurgulama ve uydurma sürecinden geçmediğini, rivayetlerin tedvin edilip rıhlelerle yaygınlaşmasının tabii bir sonucu olduğunu ortaya koymaktadır. Neticede en-Neḫaʿī’nin mursellerini güvenilir kabul eden klasik yaklaşımın isabetli olduğu teyit edilmiştir. Ayrıca makalede oryantalist iddiaların yüzeysel, genellemeci ve indirgemeci bir nitelik arz ettiği, oryantalist hadis eleştirilerinin de tarihsel bağlam ve hadis ilminin kendi dinamikleri ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiği örnekler üzerinden gösterilmektedir.