Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt.12, sa.1, ss.227-251, 2025 (TRDizin)
Yahudiler için bir umut Filistinliler için bir yıkım
ve gözyaşının başlangıcı olan Balfour Deklarasyonu, 20. Yüzyılın başlarında
Orta Doğu tarihinde önemli bir olay olarak kayda geçmiştir. 02.11.1917’de Birleşik
Krallık’tan Lord Arthur Balfour’un (ö. 1930) uluslararası Siyonist hareketin
liderlerinden Lord Walter Rothchild’e (ö. 1930) bir mektup yazarak Filistin
topraklarında bir Yahudi devleti kurulması durumunda kendilerinin destek
vereceklerini belirtmesi, Orta Doğu tarihini yeniden şekillendirmiştir. Bundan
sonra İngiliz devletinin desteğini arkasında hisseden ve bundan cesaret alan
Siyonist işgalcilerin bölgeye akını devam etmiştir. 1948’de İngiliz Manda’sının
bitmesi ve ardından İsrail Devleti’nin kurulması, Arapların gözünde İngilizleri
suçlu durumuna düşürmüştür. Balfour Deklarasyonu’nu kendilerine bir ihanet
olarak gören Arapların İngilizlere olan sitem ve serzenişleri edebiyatlarına da
yansımıştır. Öyle ki 20. Yüzyılda yaşayan birçok Arap şairinin şiirlerinde
Balfour’u kınadıkları ve İngilizleri ihanetle suçladıkları görülmektedir. Abdurrahim
Mahmûd (ö. 1948), İbrahīm ed-Debbāğ (ö. 1946), İbrahīm Tūḳān (ö. 1941),
Ahmed Muharrem (ö. 1945), Mahmûd Hasan İsmail (ö. 1977), Alī Mahmūd Ṭahâ (ö. 1949), Ali el-Hūmānī (ö. 1964) ve Reşīd Selim el-Ḫūrī (ö. 1984) bunlardan
bazılarıdır.