5. EKMUD Bilimsel Platformu-21. Yüzyılda Enfeksiyon Hastalıkları, İzmir, Türkiye, 1 - 04 Nisan 2015, sa.31, ss.152, (Özet Bildiri)
Amaç:
Yüksek mortalite ve morbiditeye neden olan sepsis ve septik şok tanısının erken koyulması ile birlikte uygun tedavi
başlanması hayati önem arz eder. Bu çalışmada septik şok hastalarının mortalitesini ve mortaliteyi etkileyen değişkenleri
değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.
Gereç ve Yöntem:
Septik şok tanı kriterlerini karşılayan (vücut ısısı, kalp hızı, sıvı desteğine rağmen sistolik ve diastolik kan basıncı düşüklüğü
nedeniyle inotrop desteği ihtiyacı, solunum sayısı, arteryal kan gazı, lökosit değeri, nötrofil yüzdesi, crp ve prokalsitonin
değerleri) 22 Kasım 2013 ile 11 Ocak 2015 tarihleri arasında hastanemizde yatmakta olan ve nöbetler sırasında konsülte
edilen toplam 68 hasta kaydedildi. Hastalar ilk vizit ve 72 saat sonrasında olmak üzere iki kez değerlendirildi.
Bulgular:
Hastaların %44.1’i kadın olup, ortalama yaş 67,17(standart sapma:15,54) olarak saptandı. Olguların %86.8’i yoğun bakım
ünitesinde takip edilmekteydi. Antibiyotiklerin ilk vizit sonrasında başlanma süresi ortalama 75 dakika olarak kaydedildi.
CRP ve lökosit değerleri sırası ile 17,52±11,03 ve 17351±10342/mm3 olarak görüldü. Lökopeni(<4000/mm3; 2 hasta) ve
lökositoz (>12000/mm3; 43 hasta) olan hastalar arasında mortalite açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Arteryal kan
gazında laktat değerleri bakılan hastaların ortalaması 3,34 mg/dL saptandı ve laktat yüksek olgular ile (>1mg/dL) diğerleri
arasında mortalite açısından istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. %63.2 hastaya karbapenem ile birlikte glikopeptit
başlanmıştır. Mikrobiyolojik kültürde üreme olan 22 olgu saptandı.(6 E. coli, 2 Enterococci, 2 Klebsiella spp, 3Acinetobacter
spp, 2 Candida albicans, 1 metisilin duyarlı S.aureus, 1 P. aeruginosa, 1 metisilin dirençli KNS, 3 polimikrobiyal). Olası
septik şok odaklarına göre etkenler sırası ile diyabetik ayak enfeksiyonlarında (1 S.aureus, 2 Enterococci), idrar yolu
enfeksiyonlarında (2 E.coli(GSBL+), 1 Klebsiella (GSBL+), 1 polimikrobiyal), pnömoni olgularında (3 Acinetobacter, 3 E.
coli, 2 C.albicans, 1 P. Aeruginosa, 1 metisilin dirençli KNS, 1 Klebsiella), katater enfeksiyonlarında ( 2 polimikrobiyal) olarak
tespit edildi. 72 saat değerlendirmede mortalite oranı %32.4 olarak görülmüş olup mortalite açısından kültür sonucu
olan olgularda istatiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmadı. En sık görülen sepsis odakları pnömoni (%42,6), diyabetik
ayak enfeksiyonları (%20,6) olarak değerlendirilmiş olup mortalite oranı pnömoniye bağlı septik şok hastalarında daha
fazla saptandı. (13/29 ve 2/14, p<0,05). Toplum kökenli ve hastane kaynaklı septik şok hastalarında mortalite oranlarında
istatiksel açıdan anlamlı fark görülmedi. (17/52 ve 5/16). Cinsiyetin mortalite üzerinde anlamlı bir etkisi saptanmadı.
(kadın:12/30, erkek:10/38). 72 saat değerlendirmede antibiyotik başlanma süresinde ve ilk 1 saat içinde antibiyotik
başlanan ile 1 saat sonrası antibiyotik başlanan olgular arasında mortalite açısından anlamlı farklılık görülmedi (10/26
ve 12/42). Karbapenem ile birlikte glikopeptit başlanan hastalar ile diğer antibiyotikleri alan hastalar arasında mortalite
açısından anlamlı farklılık saptanmadı(12/43 ve 10/25). Benzer şekilde başlanan antibiyoterapinin karbapenem içerip
içermemesinin mortalite üzerinde anlamlı etkisi görülmedi.
Sonuçlar:
Erken tanı, enfeksiyon kaynağın hızlı tespiti ve uygun antibiyoterapiye rağmen septik şok hastalarında mortalite oranları
yüksek görülmektedir.