33. Ulusal Patoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 12 - 16 Kasım 2024, cilt.8, ss.135-136, (Özet Bildiri)
ÖZET Giriş: Küçük hücreli nöroendokrin karsinom (KHNEK), dar sitoplazmalı, küçük, orta büyüklükteki hücrelerden oluşan yüksek dereceli bir karsinomdur. KHNEK tüm jinekolojik tümörlerin %1’ini, servikal karsinomların ise %2’sini oluşturmaktadır. Serviksin primer KHNEK’u öncelikle HPV tip 16 ve 18 olmak üzere yüksek riskli HPV ile ilişkilidir. Nadir görülmesi ve servikste en sık görülen karsinom olan skuamöz hücreli karsinomun küçük hücreli morfolojisi ile ayrıcı tanıda akılda bulundurulması gereken bir antite olduğu için olgu sunulmaya değer bulunmuştur. Olgu: Postkoital kanama şikayetiyle dış merkeze başvuran 42 yaşındaki kadın hastaya yapılan görüntülemede servikste anterior duvarda, 37x27x50 mm boyutunda, sol parametrial invazyon özelliği gösteren kitle saptanması üzerine hasta opere edildi. İncelenen histerektomi materyalinde serviks yerleşimli, endoservikal ostan protrüde olan, 7,2x5,6x4,3 cm ölçülerinde, düzgün sınırlı, krem renkli, yüzeyi yer yer kanamalı tümör izlendi. İstmus ve korpusta tutulum görülmedi. Mikroskopik incelemede skuamöz epitel altında izlenen, geniş tabakalar oluşturmuş, dar sitoplazmalı, hiperkromatik nukleuslu ve tuz biber kromatin paterni bulunan, nükleolü seçilemeyen pleomorfik hücrelerle karakterize tümör izlendi. Mikroskopik nekroz odaklarının izlendiği tümörde 10 BBA’da 12 mitoz saptandı. Yapılan immünohistokimyasal çalışmalarda tümör hücrelerinde CD56(+), INSM1(+), PANCK(+), p16 diffüz, güçlü (+); p63 (-), sinaptofizin(-), kromogranin (-) saptandı. Ki-67 proliferasyon indeksi %80 olarak değerlendirildi. Ayrıca serviks örneklerinde yüzey epitelinde servikal intraepitelyal neoplazi, derece II (CIN II) ile uyumlu displastik değişiklikler de izlendi. Ancak skuamöz hücreli karsinom ya da adenokarsinom gibi başka bir invaziv tümör komponenti gözlenmedi. Laboratuar tetkiklerinde de serolojik incelemede HPV tip18 pozitifliği saptanan olgunun PET görüntülemesinde başka bir yerde tutulum gözlenmedi. Bu bulgularla olgu, CIN II’nin de eşlik ettiği serviksin primer KHNEK’u olarak değerlendirildi.Sonuç: Serviksin primer KHNEK’u nadir görülen bir antitedir. Non- nöroendokrin karsinomlarla mikst olanları pür NEK’lardan daha yaygındır. Serviksin primer KHNEK’u az sıklıkta görülse de skuamöz hücreli karsinomun küçük hücreli morfolojisi yanı sıra lenfoma, malign melanom, Ewing sarkomu gibi diğer küçük yuvarlak mavi hücreli tümörler ile ayırıcı tanıda akılda tutulmalıdır.
Anahtar Kelimeler: HPV pozitifliği, küçük hücreli nöroendokrin karsinom, servikal intraepitelyal neoplazi