Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zeka Çağında Erişilebilirlik, Editörler


Kalaç M. Ö. (Editör), Tecim V. (Editör)

Kriter Yayınevi, İstanbul, 2025

  • Yayın Türü: Kitap / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Kriter Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Manisa Celal Bayar Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Teknolojik ilerlemenin baş döndürücü bir hıza ulaştığı günümüzde, insanlık tarihi yeni bir dönüm noktasına tanıklık etmektedir. "Dijital Dönüşüm" kavramının ötesine geçerek "Yapay Zeka Çağı"na adım attığımız bu süreçte, teknolojinin sadece işleri kolaylaştıran bir araç olmaktan çıkıp; algılayan, öğrenen ve kişiselleştirilmiş çözümler üreten bir yol arkadaşına dönüştüğünü görmekteyiz. ENGELSİZ BİLİŞİM 2025: YAPAY ZEKA ÇAĞINDA ERİŞİLEBİLİRLİK adlı bu eser, söz konusu teknolojik devrimin engelli bireylerin yaşamında yarattığı derin etkiyi ve açtığı yeni kapıları belgelemektedir.

Yapay zeka teknolojileri, engelli bireyler için sunulan çözümlerde geçmişin 'tek tip' yaklaşımını tarihe gömerek, tamamen kişiselleştirilmiş deneyimlerin kapısını aralamaktadır. Geleneksel yardımcı teknolojilerin aksine, yapay zeka tabanlı sistemler; kullanıcısının alışkanlıklarını, reflekslerini ve ihtiyaçlarını zamanla öğrenme yeteneğine sahiptir. Bu dinamik yapı, bireyin teknolojiye uymak zorunda kaldığı değil, teknolojinin bireyin özel gereksinimlerine göre şekillendiği, böylece engelin yarattığı dezavantajın minimize edildiği yeni ve güçlü bir etkileşim modeli yaratmaktadır.

Özellikle makine öğrenmesi ve doğal dil işleme gibi alt dallar, iletişim ve bilgiye erişimdeki bariyerleri benzeri görülmemiş bir hızla yıkmaktadır. Sesin metne, metnin sese veya anlık görüntülerin sesli betimlemelere dönüştürülebildiği bir dünyada, duyusal kısıtlılıklar artık bilginin ve sosyal hayatın önünde aşılmaz bir duvar olmaktan çıkmaktadır. Yapay zeka, engelli bireylerin dijital ekosistemdeki varlıklarını sadece pasif birer 'kullanıcı' olarak değil, bağımsız kararlar alabilen aktif birer 'katılımcı' olarak sürdürmelerine olanak tanımaktadır.

Bununla birlikte, bu teknolojilerin sunduğu öngörülebilirlik ve veri analizi yeteneği, reaktif çözümlerden proaktif destek mekanizmalarına geçişi simgelemektedir. Sağlık durumundaki değişimlerin takibinden olası afet senaryolarındaki risk analizlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede yapay zeka; olası sorunları gerçekleşmeden tespit edebilme veya kriz anında kişiye özel en doğru yönlendirmeyi yapabilme kapasitesiyle, engelli bireyler için görünmez ama güçlü bir 'güvenli yaşam kalkanı' oluşturmaktadır.

Eğitim ve istihdam süreçlerinde ise yapay zeka, yeteneklerin keşfi ve geliştirilmesinde hayati bir kaldıraç görevi görmektedir. Bireysel öğrenme hızına, algılama biçimine ve nörolojik farklılıklara göre kendini anlık olarak revize edebilen akıllı eğitim materyalleri, her bireyin kendi potansiyelini en üst düzeyde gerçekleştirmesini sağlamaktadır. Bu sayede, fiziksel veya bilişsel farklılıklar bir engel olmaktan çıkıp, teknolojinin desteğiyle toplumsal kalkınmaya katkı sunan bir zenginliğe dönüşmektedir

Bu yılki çalışmamızın en dikkat çekici yönlerinden biri, teknolojinin yaşamı sürdürülebilir kılma ve güvenliği sağlama noktasındaki kritik rolüdür. Kitabımızda geniş yer bulan “Afet ve Erişilebilirlik” çalışmaları, teknolojinin engelli bireyler için sadece bir konfor unsuru değil, kriz anlarında hayati bir müdahale aracı olduğunu bilimsel verilerle ortaya koymaktadır. Akıllı şehir uygulamalarından IoT tabanlı takip sistemlerine kadar uzanan bu yelpaze, daha dirençli ve güvenli bir toplum inşası için bir rehber niteliğindedir.

Çalışmada ayrıca, yapay zekanın sağlık ve eğitimdeki dönüştürücü gücüne odaklanılmaktadır. Otizm spektrum bozukluğunun erken tespitinden disleksi müdahalesine, nöro-refleks simülasyonlarından mobil göz takibi teknolojilerine kadar sunulan akademik çalışmalar; engellerin aşılmasında "kişiselleştirilmiş" ve "gerçek zamanlı" yaklaşımların ne denli büyük bir potansiyel taşıdığını göstermektedir. Öte yandan, istihdamdan sanata, podcastlerden başarı hikayelerine uzanan bölümler, teknolojinin sosyo-kültürel hayata katılımda nasıl bir kaldıraç görevi gördüğünü kanıtlamaktadır.

Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu olarak misyonumuz, teknolojiyi insan onuruna yaraşır bir yaşamın hizmetine sunmaktır. Bu kitap, yapay zeka ve ileri teknolojilerin engelli bireyler için "erişilebilirlik devrimini" nasıl başlattığını, fırsat eşitliğini nasıl yeniden tanımladığını ve bizlere nasıl "yeni ufuklar" açtığını irdelemektedir.

Geleceğin dünyasında engellerin fiziksel veya bilişsel değil, sadece teknolojik yetersizliklerden ibaret olacağı inancıyla hazırlanan bu eserin, akademi dünyasına, politika yapıcılarına ve tüm paydaşlara ilham vermesini temenni ediyoruz.

 

Bu vizyonun bir parçası olan, çalışmalarıyla ufkumuzu genişleten değerli bölüm yazarlarımıza, organizasyonda emeği geçen tüm paydaşlarımıza ve bizleri destekleyen Manisa Celal Bayar Üniversitesi rektörlüğüne şükranlarımızı sunarız.