Gebelerde farmakokinetik ve farmakodinami


Erdem Kıvrak E.

11. Türkiye EKMUD Bilimsel Kongresi, Girne, Kıbrıs (Kktc), 3 - 07 Mayıs 2023, cilt.12, ss.8, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 12
  • Basıldığı Şehir: Girne
  • Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
  • Sayfa Sayıları: ss.8
  • Manisa Celal Bayar Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

İlaçlar uygun kullanıldığında hayat kurtarıcı olabilirken, yanlış kullanıldıklarında insanlara çok büyük zarar verebilirler hatta ölüme yol açabilirler. Önce zarar verme (primum non-nocere) ilkesinden yola çıkarak iyi bir farmakoloji bilgisi tıp eğitiminin temellerindendir. Farmakokinetik kısaca vücudun ilaca ne yaptığıdır. İlacın vücuda alınmasından itibaren sırasıyla absorbsiyon, dağılım, metabolizma ve atılım olaylarını inceler. Farmakodinamik ise ilaçların etki mekanizmalarını inceleyen farmakoloji alt dalıdır. Farmakokinetik ve farmakodinamik analizler sonucu, yeni bir ilacın tedaviye girişi ve uygun bir tedavi şeması oluşturulması sağlanır. Gebelik, intrauterin dönemde fetüsün büyümesi ve gelişmesi için bir takım anatomik ve fizyolojik değişikliklerin olduğu, döllenme ile başlayan 37-40 hafta süren geçici fizyolojik bir durumdur. Gebelik dönemi süresince vücudun büyük bir bölümü, gebeliğin erken dönemlerinde başlayan fizyolojik ve anatomik değişikliklerden etkilenmektedir. Bu değişikliklerin birçoğu farklı ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamik özelliklerini oldukça etkilemektedir. Kardiyovasküler sistem gebelik sırasında birçok önemli anatomik ve fizyolojik değişikliğe uğrar. Kardiyak debi, plazma kan hacmi artar. Sistolik kan basıncı aynı kalır, ancak diyastolik kan basınçları düşer. Plazma hacmindeki artış, hidrofilik ilaçların dağılım hacmini artırarak plazma konsantrasyonlarını düşürür. Bu durum, yeterli plazma konsantrasyonu elde etmek için daha yüksek bir başlangıç ve idame dozu vermeyi gerektirir. Plazma hacminin artması plazma proteinlerinin konsantrasyonunu düşürür. Hem albümin hem de alfa 1- asit glikoprotein konsantrasyonlarının azalması nedeniyle ilaçların plazma proteinlerine bağlanma oranı düşer. Bu durum plazma serbest ilaç konsantrasyonlarında artışa yol açar. Mide asit üretimi azalır, buna karşılık mukus salgısı artar, bu da mide pH’sinde bir artışa yol açar. Bazı kc enzimlerinin aktiviteleri artarken bazılarınınki azalır. Böbrek kan akımının artması ile GFR artar. Bu durum yalnızca glomerüler filtrasyon yoluyla atılan ilaçların renal klerensini artırır. Örneğin; sefazolin ve klindamisinin renal klerensi gebelikte artar. Plasenta, kan-beyin bariyeri gibi ilaç geçişine yarı geçirgen bir bariyerdir aynı zamanda ilaçları metabolize etme kapasitesine sahiptir. Özellikle, lipofilik, non-iyonize ilaçlar, kolayca fötal dolaşıma geçebilirler fötus üzerinde ve doğum eyleminde önemli toksik etkiler oluşturabilirl