Tedavi Uyumsuzluğu Nedeniyle Çoklu Rejim Değişikliği Gerektiren Bir HIV Olgusunda Uzun Dönem Viral Baskılanma


Erdem Kıvrak E., Güner M., Özer D., Şenol Akar Ş., Çetin Ç. B.

HIV'AIDS Kongresi 2025, Antalya, Turkey, 4 - 07 December 2025, no.13, pp.203, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.203
  • Manisa Celal Bayar University Affiliated: Yes

Abstract

Giriş ve Amaç: Antiretroviral tedavi(ART) başarısızlığı ve direnç gelişimi, insan bağışıklık yetmezlik virüsü(HIV)

enfeksiyonu yönetiminde önemli bir klinik sorundur.Tedavide başarısızlığın en sık nedenlerinden biri tedaviye

uyumsuzluktur ve bu yetersiz ilaç alımı, düzensiz takip, psikososyal faktörlerden kaynaklanabilir; tedavide direnç

izlenimine yol açabilir ve gereksiz rejim değişikliklerine neden olabilir. Bu olguda, tedavi uyumsuzluğu nedeniyle

birden fazla rejim değişikliği gerektiren ve uzun dönemde viral baskılanma sağlanan hastadan bahsedilmektedir.

Gereç ve Yöntemler: 2016 yılında beşinci gebeliğinin 34. haftasında HIV tanısı alan, 47 yaşında Kamerun vatandaşı

kadın hasta izleme alınmıştır. Manisa’da yaşamasına rağmen yeterli Türkçe bilmemesi nedeniyle kontrolleri efektif

yapılamamaktaydı. Özgeçmişinde depresyon ve sezaryen operasyonu bulunmaktadır.Tanı anında HIV RNA 31.500

kopya/mL olup, direnç testi gönderilerek Tenofovir disoproksil fumarat(TDF)/Emtrisitabin(FTC)+Raltegravir(R

AL) tedavisi başlanmıştır. Viral yük izlemi Tablo-1’deki gibi olup artış gözlenmesi üzerine integraz direnci şüphesiyle

tedavi Lopinavir/Ritonavir+Dolutegravir(DTG) kombinasyonuna çevrilmiştir.Hasta, şehir değişikliği nedeniyle

Haziran 2017’de merkezimize başvurmuş, mevcut tedaviye devam edilmiştir.Aralık 2017’de HIV RNA 118.494 kopya/

mL, CD4+ T lenfosit sayısı 301 hücre/mm³ bulunmuştur. Direnç testinde integraz dışındaki ilaç sınıflarına duyarlılık

saptanmıştır.Viral baskılanma sağlanamaması üzerine Şubat 2018’de DTG kesilerek, Lopinavir/Ritonavir ile kombine

TDF/FTC tedavisi başlanmıştır.

Bulgular: Tedavi değişikliğini takiben ilk ayda HIV RNA negatifleşmiş, üçüncü ayda CD4+ T lenfosit sayısı 554 hücre/

mm³ (%25,3) olarak ölçülmüştür.2018–2025 yılları arasında, düzensiz kontrollerine rağmen tüm viral yük sonuçları

negatif seyretmiştir.Haziran 2025’te ilaç temininde yaşanan güçlük nedeniyle 3 haftalık tedavi kesintisi olmuştur. Bu

dönemde HIV RNA 500 kopya/mL saptanmış, kontrol direnç testi gönderilmiştir.Tedavi Darunavir/Ritonavir(DRV/

r)+DTG+TDF/FTC şeklinde düzenlenmiş; ancak DRV/r’nin temin edilememesi nedeniyle direnç testi sonuçlanan

kadar TDF/FTC + DTG ile devam edilmiştir.Böbrek ve kemik parametreleri normal sınırlarda seyretmiş, metabolik

yan etki gözlenmemiştir.Eylül 2025’te bakılan HIV RNA negatif bulunmuş ve direnç testinde viral yük saptanmadığı

için sekans analizi değerlendirilememiştir.

Sonuç: Tedavi direnci düşünülen HIV+ hastalarda bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımının ve direnç testleri

doğrultusunda uygun rejim seçiminin önemini göstermektedir.Uzun dönem viral baskılanmanın sürdürülebilmesi,

düzenli izlem ve tedaviye erişimin sürekliliği ile mümkündür.Bu olguda depresyon, mülteci olmak, hasta-hekim

arasındaki iletişimsizlik, tedaviye uyumsuzluk, dil bariyeri gibi faktörler tedavi uyumsuzluğuna yol açmış; bu durum

virolojik başarısızlık şeklinde izlenmiştir.Ancak kanıtlanmış direnç saptanmamış, tedavi düzenlemesi sonrası viral

baskılanma yeniden sağlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Antiretroviral tedavi, Tedavi uyumsuzluğu, Direnç gelişimi, Viral baskılanma, Bireyselleştirilmiş

tedavi, Uzun dönem izlem