Amaç: Bu çalışma, periventriküler lökomalazili (PVL) hastalarda nörolojik ve oftalmolojik bulguların difüzyon tensor manyetik rezonans görüntüleme (DTMRG) sonuçlarıyla karşılaştırılmasını amaçlamıştır. Yöntem: Prospektif olarak yürütülen bu çalışmaya, kranial ultrasonografi (USG) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile PVL tanısı konulan 24 prematüre bebek dahil edilmiştir. Nörolojik ve kapsamlı oftalmolojik değerlendirmeler düzeltilmiş yaşın 3., 6. ve 12. aylarında yapılmıştır. Görüntülemeler 3 Tesla cihazla gerçekleştirilmiş, DTMRG verileri fraksiyonel anizotropi (FA) ve diğer difüzyon parametreleri açısından analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS yazılımı kullanılarak yapılmış, p<0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 11 prematüre PVL tanılı hastanın %72,7’sinde düzeltilmiş altıncı ayda serebral palsi (SP) gelişmiştir. Kranial USG ile PVL olgularının %63,3’ünde saptanırken, MRG bulgularına göre hastaların %54,5’i hafif, %18,2’si orta, %27,3’ü ağır düzeyde PVL saptanmıştır. Nörolojik muayenelerde artmış kas tonusu ve canlı derin tendon refleksleri (DTR) erken SP göstergeleriyle uyumlu bulunmuştur. Oftalmolojik değerlendirmelerde çoğu olguda ışık fiksasyonu ve takibi normal olmasına rağmen, görsel uyarılmış potansiyellerin (VEPs) %63,6’sında anormallikler saptanmıştır. DTMRG analizinde hasta grubunda sağ optik trakt FA değerleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0,010). Sonuç: Erken dönemde saptanan artmış kas tonusu ve canlı DTR gibi nörolojik bulgular ileride gelişebilecek SP için öngörücü olabilir. Oftalmolojik anormal bulgular izlemde düzelmesine rağmen devam eden VEP anormallikleri, prematüre bebeklerde kapsamlı nöro-oftalmolojik değerlendirmenin gerekliliğini vurgulamaktadır. Difüzyon tensor MRG görüntüleme, PVL’ye eşlik eden motor ve duysal bozuklukların patofizyolojisini anlamada değerli bilgiler sunmaktadır.
Objective: This study aimed to compare neurological and ophthalmological findings with diffusion tensor magnetic resonance imaging (DTMRI) results in patients with periventricular leukomalacia (PVL). Methods: This prospective study included 24 premature infants with PVL diagnosed by cranial ultrasonography (USG) or magnetic resonance imaging (MRI). Neurological and comprehensive ophthalmological evaluations were conducted at 3, 6, and 12 months of corrected age. MRI was performed on a 3-Tesla scanner, and DTMRI data were analyzed for fractional anisotropy (FA) and other diffusion parameters. Statistical analyses were performed using SPSS software, with p<0.05 considered significant. Results: Our study included 11 preterm patients with PVL, of whom 72.7% developed cerebral palsy (CP) by 6 months’ corrected age. Cranial USG detected PVL in 63.3% of patients, whereas MRI identified PVL of varying severity: mild (54.5%), moderate (18.2%), and severe (27.3%). Neurological examinations revealed increased muscle tone and brisk deep tendon reflexes (DTRs), findings consistent with early indicators of CP. Ophthalmologic assessments indicated normal light fixation and tracking in most patients, though visual evoked potentials (VEPs) revealed abnormalities in 63.6% of patients. In the DTMRI results, right optic tract, FA values were found to be significantly lower in the patient group compared to the control group (p=0.010). Conclusion: Early neurological signs, such as increased muscle tone and brisk DTRs, are predictive of subsequent CP. Despite improvements in visual tracking, VEP abnormalities highlight the need for comprehensive neuro-ophthalmological evaluations in preterm infants. DTMRI provides valuable insights into white matter microstructure and may help predict neurological and ophthalmological outcomes in infants with PVL.