Kriptokok ve CMV'e bağlı satral sinir sistemi tutulumu ile gelen ve tedaviyi reddeden bir AIDS hastası


Karakuzu T., Şenol Akar Ş., Erdem Kıvrak E., Özer D., Çetin Ç. B.

HIV/AIDS KONGRESİ 2024, Antalya, Türkiye, 5 - 08 Aralık 2024, sa.68, ss.185, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.185
  • Manisa Celal Bayar Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş ve Amaç: İmmun sistemi baskılanmış kişilerde fırsatçı patojenlere bağlı santral sinir sistemi enfeksiyonları mortalite açısından büyük risk taşımaktadır. CMV ve kriptokok bu etkenler arasında sık görülenlerdendir. Bu vaka ile HIV ile enfekte bireylerde hayatı tehdit eden fırsatçı enfeksiyon durumlarında, hastanın fırsatçı etkene yönelik tedavi uyumsuzluğu halinde sadece ART ile sağkalımı ve hastanın tedaviyi reddetmesi durumundaki yasal sorumluluklarımızı tartışmayı amaçladık. Yöntem: 28 yaşında erkek hasta bilinç bulanıklığı ile acil servise getirildi. Hastanın fizik muayenesinde ense sertliği şüpheli olan hastaya lomber ponksiyon yapıldı. Meningoensefalit şüphesiyle nöroloji yoğunbakıma interne edildi. BOS biyokimya glukoz 110,klor 95,protein 608,menenjit PCR panelinde CMV ve direkt bakıda maya hücresi saptandı.Hastaya ampirik olarak vankomisin ve asiklovir başlandı.Bir gün sonra tekrarlanan LP sonrası BOS menenjit PCR panelinde Cryptococcus neoformans/gattii saptanmasıyla mevcut tedaviye lipozomal amfoterisin b 1x5 mg/kg’dan iv eklendi. Antibiyoterapinin 3.gününde pansitopeni olması nedeniyle vankomisin ve asiklovir kesilip,gansiklovir ile linezolide geçildi. Ateşlerinin devam etmesi ve AFR progresyonu nedeniyle meropenem ile fosfomisin eklendi. Kanıtlı gram+ üremesi olmadığı için linezolid kesildi. Ateş yüksekliği ve semptomlarının devam etmesi üzerine flukonazol 1x800 mg iv eklendi. Hastanın tedavisi devam ederken yatışında gönderilen HIV RNA:1.000.000 IU/ml,CD4 T lenfositi 173 olarak sonuçlandı. Hasta toplamda 20 gün lipozomal amfoterisin B, 7 gün gansiklovir, 4 gün flukonazol almıştır. Kriptokok menenjiti için yeterli tedavi almadan tetkik/tedavi red vererek hastaneden ayrılmıştır. Hastanın kendi isteği ile taburculuğu sonrası ciddi nörolojik semptomlarla tekrarlayan acil servis başvuruları mevcuttur. Bu başvurularında da hastaya yatış önerilmesine rağmen tetkik/tedavi red vererek hastaneyi terketmiştir. Bir ay sonra enfeksiyon polikliniğine antiretroviral tedavi (ART) planlanması için başvurdu. Hastaya İzoniazid, kotrimaksazol profilaksileriyle ile birlikte flukonazol ile tenofovir alafenamid/embtrisitabin/bictegravir başlandı. Kontrollerinde hastanın sadece ART aldığı, diğer tedavileri kullanmadığı öğrenildi. ART’nin 1.ayında HIV RNA 600 IU/ml,4.ayında HIV RNA 20 IU/ml,7.ayında HIV RNA negatif olan hastanın bilinç açık,oryante-koopere,ense sertliği negatif olup, polikliniğe rutin kontrollerine gelmeye devam etmektedir. Sonuç: AIDS tablosuyla başvuran ve ölümle sonuçlanabilen fırsatçı enfeksiyonu olan hastanın, bu enfeksiyonlar açısından kendi isteği ile tedavisinin tamamlanamamasına rağmen sağkalımının düzenli kullandığı ART’ye bağlı olduğu düşünülmüştür. Tedavi uyumsuzluğu ya da reddi hekimleri zor durumda bırakmaktadır. Bu konuda yasal olarak hekimleri koruyan ortak bir yaklaşım planı olması gerektiği düşüncesindeyiz. Anahtar Kelimeler: AIDS, ART, Kriptokok menenjiti, CMV, Tedavi uyumsuzlu