2009-2020 Yılları Arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde İzlenen Mukormikoz Olgularının Retrospektif Değerlendirilmesi


Özer D., Erdem Kıvrak E., Şenol Akar Ş., Temiz P., Çetin Ç. B.

12. Buhasder Kongresi, Muğla, Turkey, 28 - 30 October 2024, no.32, pp.224-226, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Muğla
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.224-226
  • Manisa Celal Bayar University Affiliated: Yes

Abstract

Giriş-Amaç Mukormikoz nadir görülen, yüksek mortalite ile ilişkili fırsatçı ve hızla yayılan anjiyoinvazif bir mantar enfeksiyonudur. Kontrolsüz diyabet, hematolojik maligniteler, uzun süreli kortikosteroid veya immunsupresif tedavi, diyaliz uygulanması, desferroksamin kullanımı ve travma mukormikoz için risk faktörleridir. Tedavisinde, altta yatan hastalığın kontrolü, agresif cerrahi debridman, lipozomal amfoterisin B ve posakonazol gibi antifungaller uygulanmaktadır. Erken tanı ve tedavi prognoz açısından önemlidir. Tanı, karakteristik mantar elemanlarının histopatolojik olarak dokuda gösterilmesi ve kültür ile konfirmasyonuna dayanır. Çalışmamızda; merkezimizdeki mukormikoz olgularına ait lokal epidemiyolojik veriler, predispozan faktörler, tanı ve tedavi seçenekleri ve sağkalımın incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde 2009-2020 yılları arasında mukormikoz tanısı ile takip edilen olgular retrospektif olarak incelendi. Bulgular On iki yılda mukormikoz tanısı ile 20 olgu takip edilmiştir. Olguların 15’i erkek, 5’i kadın ve yaş aralığı 26-80 (ortalama 57,05±14,58) idi. Olguların 10’unda diabetes mellitus ( DM); DM’si olmayan geri kalanında immunsupresyon oluşturan ve/veya immünsupresif ajan kullanılmasına neden olan malignitenin eşlik ettiği görülmüştü. En sık 17 olgu (%85) ile sinüs tutulumu gözlenmişti. En sık semptomlar yüz ve göz çevresinde şişlik- ağrı-kızarıklık ve ateşti. Fizik muayenede en sık ağız-burun ve sinüslerde akıntı-nekroz, pitozis ve oftalmopleji saptandı. Olguların hepsinde başlangıç tedavisinde lipozomal amfoterisin B tercih edilmişti, 16 ‘sında lipozomal amfoterisin B ile kombine posakonazol kullanıldığı görüldü. Hastane yatışları boyunca tedavi süresi ortanca (min-max) 44 gün (4-253) saptanmıştı. Taburcu olan tüm olgularda idame tedavisinde posakonazol kullanıldı. Olguların hepsine patolojik örnekleme yapılmıştı, 5 olguda patoloji ve görüntüleme yöntemleri, 15 olguda ise patoloji, görüntüleme yöntemleri ve kültür sonucu ile tanı konulmuştu. Kültür gönderilen 15 olgunun 5’inde (%25) üreme saptanmıştı. Olguların 16 ‘sına (%80) cerrahi debridman yapılmıştı. Toplam 20 olgunun 10’ u kaybedildi (mortalite %50). Tartışma ve Sonuç Mukormikoz tanısı zordur; klinik şüphe, görüntüleme desteği, patolojik kanıt ve mikrobiyolojik konfirmasyonun hepsini her hastada sağlamak çoğunlukla olanaksızdır. DM ve immunsupresyona neden olan predispozan faktörleri olan bireylerde mukormikoz riski artmış olup, son derece mortal ve hızlı seyirlidir. Bu hastaların yönetiminde multidisipliner yaklaşım gerekmektedir. Bu enfeksiyonda kombine medikal ve erken agresif cerrahi tedavi ile sağkalım artmaktadır. Tedavi süresi hastadan hastaya değişmekle birlikte uzun tedavi süreleri sözkonusu olmaktadır. Anahtar Kelimeler: mukormikoz, lipozomal amfoterisin B, posakonazol, cerrahi tedavi