Modern Dönemde Mısır'da Hadis ve Sünnet, Samsun, Türkiye, 28 Nisan 2023, ss.152-170, (Tam Metin Bildiri)
Düşünce, kavramlar üzerine inşa edilir. Bu nedenle her düşünce dünyasının üzerinde yükseldiği öncelikli temel kavramları bulunmaktadır. Tabii olarak inşa gibi değişim ve dönüşüm de bu kavramlar vasıtasıyla olur. Ya üyesi olunmak istenen kültür ve medeniyet evreninin kavramları alınıp benimsenir ya da mevcut kavramların içerikleri hedefe uygun olacak şekilde dönüştürülür. İslam dünyasında büyük bir etki alanına sahip olmuş ve olmaya devam eden Mısır’da İslamcı düşüncenin kurucularından Menâr ekolünün temsilcileri de Müslümanların mevcut kötü halden kurtuluşuna dair tekliflerini bilinen İslami kavramların içerikleri dönüştürerek yapmıştır. Çünkü bu, modern Batı ile mücadele edebilmenin zorunlu gereği kabul edilmiştir. “Sünnetullah” da bahsettiğimiz içerik değişimine maruz kalan başlıca kavramlardan bir tanesidir. Onun mahiyeti modern bilim ve ortaya koyduğu verilerle, bilhassa da Sosyoloji biliminin verileriyle uyumlu hale getirilmiştir. Bu sayede hem dînî metinleri yani kelamı hem de kelamın sahibini, konumuz özelinde Hz. Peygamber’i anlama ve yorumlama şekli –onlar adına- problem değil de çözüm üretir hale gelecektir. Geleneksel anlayıştan farklı olarak artık sünnetullah, modern bilimin ve Sosyoloji’nin ortaya koyduğu asla değiştirilemez, Allah’ın da Peygamber’i dahil hiçbir kul için değiştirmeyeceği kanunlarıdır. Müslümanlar bu yasaları bilmedikleri ve tespit edemedikleri için hem geri kalmış hem de o yasalara göre hareket edenlerin sömürgesi haline gelmiştir. Zira Allah’ın dilemesi de bu yasalara uygun olarak gerçekleşmektedir. Esas itibariyle her açıdan mekanik-determinist bir sistem hakimdir ve bu son derece dînîdir, hatta dinin emridir. Müttaki bir mümin olmanın zorunlu gereğidir. Onlara göre hareket etmek duanın kabul şartlarındandır aynı zamanda. Güçlünün hayatta ve ayakta kalmasını ifade eden doğal seçilim yasası da bu bağlamda hem Kur’an’ın beyanıdır hem de cihad emrinin yansımasıdır. Bahis konusu muhteva, başta kevnî mucizeler olmak üzere birçok açıdan başka problemler üretmiştir. Nihayetinde ise Hz. Peygamber’in kutsiyetini yok ederek beşerileştirilmesini, gaybiyetini yok ederek aklileştirilmesini ve şâri oluşunu yok sayarak tarihselleştirilmesini ortaya çıkarmıştır.