BILIMNAME: DUSUNCE PLATFORMU, sa.54, ss.103-133, 2025 (ESCI, TRDizin)
Muhtelifü’l-Hadis ilmi Hz. Peygamber’in hadisleri arasında var görünen çelişkileri gidermeyi amaçlamaktadır. Kapsamlılığı sebebiyle diğer İslami ilimlerle yakın ilişki içerisindedir. Mesela tarih boyunca üretilen ihtilafı giderme metotları Fıkıh Usûlü’nün ürünüdür. Ancak hadislerin Fıkıh, Kelam gibi alanlarda birer delil haline gelmesi aynı zamanda onların anlam ve yorumunda bir kısıtlama oluşturabilmektedir. Çelişkili rivayetlerin muhtevası itikadî meselelerle ilgili olduğunda ekoller arasındaki “imanın tanımı ve muhtevası”na yönelik farklılıklar hem çözüm yöntemleri üzerinde belirleyici olabilmekte hem de anlama-yorumlamada bir zorluğa ya da çözümsüzlüğe yol açabilmektedir. Mefhumu “Müslüman olmak, öncesinde yapılan günahları silip temizler. Bu nedenle kişi geçmişinden hesaba çekilmez.” ve “Müslüman olmak, İslam kötü yaşandığı sürece geçmişi temizlemez. Kişi geçmişinden ve mevcut halinden hesaba çekilir” şeklindeki hadisler arasındaki ihtilaf bu durumun en belirgin örneklerindendir. Bilhassa “İslam’ın kötü yaşanması” ve neticesi hususunda birbiriyle çelişen çözümler ortaya konmuştur. Bazısı bu ifadeyi mecaza hamlederek onun bir kınamadan ibaret olduğunu söylemiş, bazısı da onun Müslüman olmayı, ancak mümin olamamayı anlattığını beyan etmiştir. Büyük çoğunluk ise ya “küfür ve nifak” anlamına geldiği ya da Müslüman olan kimselerin tam anlamıyla tövbe etmediğini anlattığı kanaatindedir. Ancak rivayetleri tarihî verilerden istifade ederek değerlendirmek söz konusu ifadelerin “tahzîr ve terhîb” anlamında da olabileceğini ortaya koymakta ve rivayetlere dair farklı bir bakış açısı geliştirme imkanı sunmaktadır. Hz. Peygamber’in risaletin başlangıcı ve son dönemi gibi farklı şartlara sahip zamanlarda farklı nebevî uygulamalar ya da farklı stratejiler takip etmiş olma ihtimalini gündeme getirmektedir. Yine onun, muhataplarının iman bakımından durumlarına ve derecelerine göre farklı uyarılarda bulunmuş olabileceğini hatırlatmakta, hadislerden istifade ve nebevî örneklik alanının genişliğini vurgulamaktadır.