18. Ulusal Parazitoloji Kongresi 2013, Denizli, Türkiye, 29 Eylül - 05 Ekim 2013, sa.35, ss.183, (Özet Bildiri)
Teknoloji ve buna bağlı olarak bilimsel ilerlemeler sayesinde transplantasyon ve
kanser tedavilerinde immun sistemi baskılayan ilaçların kullanımındaki artışa bağlı
olarak fırsatçı parazitlerin oluşturduğu hastalıklar sıklığı artmaktadır. Bu parazitler
arasında Strongyloides stercoralis immun sistemi baskılanmış veya yetmezliği bulunan
hastalarda yaygın (dissemine) enfeksiyon oluşturmaktadır. S. stercoralis’in rutin
tanısı dışkıda karakteristik larvaların mikroskopik incelemede ve agar plak kültüründe
gösterilmesi ile konulmaktadır. Dissemine enfeksiyon sırasında larvalar dolaşım
yoluyla akciğerlere ulaşmakta ve solunum yolundan ilerleyerek yutulmakta ve
duodenuma gelmektedir. Hastalığın tanısında immun sistemi baskılanmış hastalarda
serolojik testler antikor yanıtındaki azalma sebebiyle genelde yanlış negatif sonuç
veya çapraz reaksiyonlar verebilmektedir. Agar plak yöntemi ile tanı en yüksek duyarlılığa
sahip olmasına rağmen uygulaması zor ve zaman alıcı olup sonuç almak için
en az 7 günlük inkübasyon gerekmektedir. Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) yöntemi
ise yüksek duyarlılık ve özgüllüğü ile özellikle immun sistemi baskılanan hastalarda
S. stercoralis erken tanısı için en etkin yöntem olarak kabul edilmektedir.
Bu çalışmada dışkı örneklerinde S. stercoralis 18S rRNA (GENBANK No: AF279916)
geninin konvansiyonel ve Real Time PZR yöntemleri ile araştırılması amaçlanmıştır.
Bunun için Bursa Uludağ Üniv.Tıp Fak., Tıbbi Mikrobiyoloji AD.,na başvuran ve
mikroskopi ile dışkısında larva saptanan iki hastaya ait dışkı örneklerine zirkonya ve
cam tanecikleri kullanılarak modifiye dışkı DNA ekstraksiyonu uygulanmıştır. Daha
sonra her bir örnekte S. stercoralis 18S rRNA geni Stro18S-1530F (5’-
GAATTCCAAGTAAACGTAAGTCATTAGC-3’) ve Stro18S-1630R (5’-
TGCCTCTGGATATTGCTCAGTTC-3’) primerleri ile Stro18S-1586P hidroliz probu
(FAM-5’-ACACACCGGCCGTCGCTGC-3’-BHQ) kullanılarak konvansiyonel ve Real
Time (RT) PZR ile araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre her iki hastanın dışkı
DNA örneklerinden 101 bp büyüklüğünde özgün bantlar izole edilmiş ve RT PZR
reaksiyonunda amplifikasyon eğrileri saptanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada geliştirilen
DNA ekstraksiyonu ve PZR yöntemlerinin dışkı örneklerinde S. stercoralis
tanısı için yeterli olduğu gösterilmiştir. Bu yöntemler gelecekte risk altındaki hasta
gruplarında S. stercoralis tanısına yönelik araştırmalarda kullanılabilecektir.
Bu çalışma Ege Üniv.Tıp Fak. Bilimsel Araştırma Projeleri Alt Komisyon Başkanlığından
alınan 2013 TIP 022 no’lu proje ile desteklenmektedir.