Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, vol.12, no.1, pp.21-61, 2025 (TRDizin)
İncelememiz ehl-i re’yin imamlarından Ebû Yûsuf’un Kitâbü’l-Harâc adlı eserinin mukaddimesinde halife Hârunürreşîd’e nasihatte bulunurken sıraladığı elli iki hadisin sened ve metin açısından tahliline odaklanmaktadır. Bahis konusu rivayetler konuları ve fıkhi hüküm istinbatı için zikredilmemeleri hasebiyle müellifin diğer eserlerindeki hadis kullanımına nispetle istisnai bir konuma sahiptir. Mevcut haliyle hicri ikinci asır rivayet özelliklerini ne oranda taşıdığını görme ve bir mukayese yapma imkanı sunmaktadır. Ayrıca ehl-i hadis nezdinde makbul görülen müellifin mesele fıkıh olmadığında zikrettiği rivayetlerin hadisçiler tarafından ne oranda bilinip kabul edildiğinin küçük çapta bir kontrolünü de mümkün kılmaktadır. Diğer taraftan Kitâbü’l-Harâc’ın siyasetnâme, mukaddimesinin de nasihatnâme türünün erken dönem örneklerinden olmaları ve devletin kâdılkudâtı tarafından kaleme alınmaları sebebiyle dönemin siyaset telakkisine, bu bağlamda hadislerin nasıl kullanıldığına ve nasıl anlaşılıp yorumlandığına dair ipuçları sunulmaktadır. Öncelikle rivayetlerin muhtevası tanıtılarak temel hadis kaynaklarından tahrici yapılmakta, akabinde ise müellifin kendi nasihatleri ve merkezi kavramları ile sıraladığı hadisler birbirleriyle bağlantılı şekilde tahlil edilmektedir.
İncelememiz ehl-i re’yin imamlarından Ebû Yûsuf’un Kitâbü’l-Harâc adlı eserinin mukaddimesinde halife Hârunürreşîd’e nasihatte bulunurken sıraladığı elli iki hadisin sened ve metin açısından tahliline odaklanmaktadır. Bahis konusu rivayetler konuları ve fıkhi hüküm istinbatı için zikredilmemeleri hasebiyle müellifin diğer eserlerindeki hadis kullanımına nispetle istisnai bir konuma sahiptir. Mevcut haliyle hicri ikinci asır rivayet özelliklerini ne oranda taşıdığını görme ve bir mukayese yapma imkanı sunmaktadır. Ayrıca ehl-i hadis nezdinde makbul görülen müellifin mesele fıkıh olmadığında zikrettiği rivayetlerin hadisçiler tarafından ne oranda bilinip kabul edildiğinin küçük çapta bir kontrolünü de mümkün kılmaktadır. Diğer taraftan Kitâbü’l-Harâc’ın siyasetnâme, mukaddimesinin de nasihatnâme türünün erken dönem örneklerinden olmaları ve devletin kâdılkudâtı tarafından kaleme alınmaları sebebiyle dönemin siyaset telakkisine, bu bağlamda hadislerin nasıl kullanıldığına ve nasıl anlaşılıp yorumlandığına dair ipuçları sunulmaktadır. Öncelikle rivayetlerin muhtevası tanıtılarak temel hadis kaynaklarından tahrici yapılmakta, akabinde ise müellifin kendi nasihatleri ve merkezi kavramları ile sıraladığı hadisler birbirleriyle bağlantılı şekilde tahlil edilmektedir.