Endüstri 4.0 ve Dijital Teknolojilerin Lojistik Sektörüne Etkileri


Şahin S., Çılbant C.

in: Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında İktisadi-Mali Değişimler ve Dönüşümler, CURA SERKAN, Editor, Turkuaz, Manisa, pp.271-293, 2024

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Publication Date: 2024
  • Publisher: Turkuaz
  • City: Manisa
  • Page Numbers: pp.271-293
  • Editors: CURA SERKAN, Editor
  • Manisa Celal Bayar University Affiliated: Yes

Abstract

10. BÖLÜM

ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL

TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

Semiha ŞAHİN1

- Coşkun ÇILBANT2

GİRİŞ

Endüstri 4.0 günümüz sanayi devrimini tanımlayan en önemli

kavramlardan biridir. Endüstri 4.0, otomasyon ve dijitalleşme

süreçlerinin sanayi ve üretim faaliyetlerine geçirilmesini ifade eder.

Bu devrim , yapay zeka (AI), nesnelerin interneti (IoT), büyük veri

(Big Data) ve siber-fiziksel sistemler (CPS) gibi yenilikçi

teknolojiler aracılığıyla sanayi üretimini köklü bir şekilde

değiştirmektedir. Lojistik sektör de bu dijital değişimden

etkilenmiştir. Bu durumun sonucunda Lojistik 4.0 olarak

tanımlanan bir kavram karşımıza çıkmıştır. Lojistik 4.0, lojistik

süreçlerin dijital teknolojiler sayesinde daha esnek, daha verimli ve

entegre edilebilen bir hale getirilmesini amaçlar. Bununla birlikte

hem işletmelere rekabet avantajı sağlamada hem müşteri

memnuniyeti sağlamada kritik bir rol oynamaktadır.

Bu bağlamda, Lojistik 4.0’ın temel dinamikleri, işletmelerin

küresel rekabet koşullarına daha hızlı adapte olmasının yanında,

süreçleri optimize etme, maliyetleri azaltma ve sürdürülebilirlik

0000-0001-7336-7688

1 Araş. Gör., MCBÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,

semiha.sahin@cbu.edu.tr, 2 Prof. Dr, MCBÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,

coskun.cilbant@cbu.edu.tr, 0000-0002-7406-423X272 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

hedeflerine ulaşma noktasında önemli fırsatlar sunmaktadır.

Çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 sonucunda gelen dijital

teknolojilerin lojistik sektöründeki etkilerini göstermek ve bu

teknolojilerin lojistik operasyonlarına sağladığı faydaları incelemek

ve gelecekteki potansiyel gelişmeler hakkında öngörülerde

bulunmaktadır.

1 ENDÜSTRİ 4.0

Dördüncü sanayi devrimi diğer adıyla Endüstri 4.0, Almanya’da

imalat sanayi rekabet gücünün arttırılması amacıyla 2011 yılında

Hannover Endüstriyel Teknolojiler Fuarı'nda ortaya atılmıştır

(Rojko 2017). İlk olarak Almanya’da görülmesiyle birlikte küresel

boyutta imalat sanayisinde gelişme için teknolojik yeniliğin

önemliliği neticesinde Japonya Yeni Robot Stratejisi, Çin; Çin

Yapımı 2025, ABD; Ulusal Üretim İnovasyon Ağı gibi birçok ülke

kendi stratejilerini oluşturmaya başlamıştır. Endüstri 4.0’dan önceki

sanayi devrimleri otomatik üretim, makineleşme ve seri üretim

sonucu ortaya çıkmış Endüstri 4.0 ise internet tabanlı iletişim

teknolojileri, dijitalleşme geleceğe yönelik teknolojik birleşme

odaklıdır. 4. Sanayi Devrimi’nde amaç, akıllı makine ve sistemler

kurmak, akıllı süreçleri yönetmek ve uygulamak ve bunun

neticesinde akıllı hizmet ve ürün sağlamaktır (Lasi vd., 2014:240).CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

273

Şekil 1: Endüstri Devrimleri

Kaynak: Endüstri 4.0 (http://www.endustri40.com)

Şekil 1’de devrim niteliğindeki inovasyonlar gösterilmiştir. Her

bir yenilikle birlikte sistem değişmiş ve daha büyük bir yenilik için

kapı aralamıştır. Devrim niteliğindeki bu yeniliklerden ilki 1712

tarihinde gerçekleşen buhar makinesinin icadıdır. Bu yenilikle

birlikte yeni bir dönem başlamıştır ve I. Sanayi Devrimi olarak

adlandırılmıştır. Buhar makinesinin icadıyla birlikte makine odaklı

fabrika tipi üretim, insan gücü ve aletlere dayalı üretimin yerini

almıştır. İngiltere’de başlayan devrim, daha sonra birçok ülkeyi de

etkisi altına almıştır. Bu devrim sonucunda üretim çıktısı ciddi

oranda artmıştır. Bunun sonucunda ülke ekonomilerinin gözle

görülür biçimde geliştiği gözlemlenmiştir (Alçın, 2016:23).

İkinci devrim niteliğindeki yenilik ise 20. Yüzyılın başlarında

Henry Ford’un iş bölümü ve hareketli montaj hattı kullanarak seri

üretime geçilmesidir. Henry Ford’un o dönemde üretimde verim ve

ekonomikliği baza alan “Bilimsel Yönetim” kavramı üzerinde

durması sonucu üretim tekniklerinde büyük dönüşümler

yaşanmasına katkı sağlamıştır. II. Sanayi devrimi, özellikle çelik

bazlı üretim tekniklerinin geliştirildiği, içten patlamalı motorların

kullanıldığı, elektiriğin kullanıldığı, radyo ve telgrafın icat edildiği

bir dönemdir. 2. Dünya savaşından sonra karşımıza çıkan III. Sanayi274 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

Devrimi, Programlanabilir Mantık Denetleyiciler’in

oluşturulmasıyla başlamıştır. Bu dönemde sentetik ürünler, nükleer

enerji, bilişim teknolojisi, mikro- elektronik teknoloji, hologram,

biogenetikler, fiber optikler, biotarım, lazerler gibi icatlar karşımıza

çıkmaktadır (Sayer ve Ülker, 2014).

Son zamanlardaki devrim ise Almanya’da ileri sürülen Siber

Fiziksel Sistem temelli üretimle karşımıza çıkmaktadır. Bu

dönemde endüstriyel sistem ya da ürünlerde daha fazla gömülü zeka

ve yazılımın kullanıldığı önsezili zeka aracılığıyla otonom yönetimi

içermektedir (Lee vd., 2014).

2 ENDÜSTRİ 4.0 ARAÇLARI

Endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanıldığı bir üretim ağında,

duyarlı iletişim, gerçek zamanlı izleme, otonom operasyonlar ve

malzeme akışı sorunsuz bir şekilde uygulanabilir. Teknolojik

ilerleme, bireyselleşmiş özelleştirme ve hizmet yeniliğiyle birlikte

yeni iş modelleri ortaya çıkarmıştır. Endüstri 4.0 teknolojilerinden

bazıları şunlardır; nesnelerin interneti diğer adıyla loT milyonlarca

fiziksel objeyi internete bağlayan bağlantıdır. Bilginin, mal ve

hizmetlerin geçişini kolaylaştırmak için farklı akıllı cihazların

birbirine bağlanmasına kontrol edilmesine izlenmesine ve

iletilmesine olanak tanır (Barreto vd., 2017:1247). Şekil 2’ de

nesnelerin internetini açıklayan bir şema gösterilmiştir.CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

275

Şekil 2: Nesnelerin İnterneti

Kaynak: Endüstri 4. 0 (Kagermann vd., 2013:23; Akt. Bartodziej,

2017:35)

Bir diğeri siber fiziksel sistemdir. Siber fiziksel sistem (CPS),

sistemi kullanan insan ve sistem arasındaki iletişimi sağlar. Fiziksel

ve siber bileşenleri entegre ederek zeka, otomasyon ve yüksek

düzeyde bağlantı sağlamayı amaçlar. Bunun sonucunda CPS’nin

hangi düzeyde olduğu Endüstri 4.0’ın başarılı bir şekilde

uygulanmasında önemli bir yer tutar. Bir diğeri büyük veri

analitiğidir. Büyük miktardaki veriyi karmaşıklık çeşitlilik ve

yüksek hızla işlemek için kullanılan büyük veri analitiği en gelişmiş

analitik sistemdir. Büyük veri analitiği bir sistemin iş planlaması

stratejileri operasyonları bunlarla birlikte karar vermede yardımcı iç

görüler elde etmede kullanılır (Wang vd., 2016:162).

Bir diğer araç yapay zekadır. Yapay zeka, insan zekasının

yapabildiği görevleri yapabilen bilgisayar sistemleri ve

uygulamalardır. Bununla birlikte toplanan verilerden eğitimle

birlikte düşünme ve öğrenme, eylemin gelişmesi ve algılama

kapasitesine sahiptir. Günümüzde yapay zeka, bakım ve güvenlik,276 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

trafik yönetimi gibi birçok alanda yaygın olarak kullanılmaktadır

(Matlou ve Abu-Mahfouz 2017: 6131).

Bir diğer araç, bulut teknolojileridir. Bulut teknolojileri (BT)

bilgi kaynaklarının depolanması ve entegrasyonu için merkezi bir

alan oluşturur ve bu durum sonucu kaynakların erişimi kolaylaşır.

Bulut teknolojileri, rasgele bir veriyi merkezi bir üs olmadan

erişilmesini sağlar.

Blockchain, rasgele bir veriyi merkezi bir üs olmadan veri takibi

sağlar.

Otonom robotlar; İnsan talimati gerekmeden çeşitli görevleri

yerine getirmek için bir kullanıcı olmadan kendini organize etme

değerlendirme ve karar verme yetisine sahiptir. Otonom robotlar,

çeşitli şekil ve boyutlarda farklı düzeylerde hareketlilik zeka ve

otonomiye sahiptir (Bekey, 2005).

Bir diğer Endüstri 4.0 aracı insansız hava aracıdır (İHA).

İnsansız hava aracı bir diğer adıyla drone, herhangi bir sürücüye

ihtiyaç duymadan uçabilen bir cihazdır. Bilgisayar programları ve

uzaktan kumandayla birleşik kontrolle yönetilir (Anurag 2020:20).

Bir diğer araç, eklemeli üretimdir. Eklemeli üretim aracı,

malzemeyi katman üstüne yazarak, israf olmaksızın istenilen

malzeme şekil ve boyut ve üründe doğru üretim fırsatı sunar.

Eklemeli üretim, sürdürülebilirlik düşüncesi ve ilerleyen teknoloji

sonucu lojistik sektör ve üretim sektörlerinde kullanımı giderek

artmaktadır.

Arıtılmış gerçeklik (AR) sistemi kullanan kişilerle etkileşime

girebilen gerçek zamanlı talimat özelliğine sahip efektler metinler

ve görüntüler oluşturulmasını sağlar.

Sanal teknolojiler ve simülasyonlar, dünyadaki herhangi bir

sistemi, uygun maliyetle ve risk olmayan bir ortamda dijital olarak

taklit edebilen optimize eden, inceleyen ve kontrol edebilen

özelliklere sahiptir (Yang vd., 2020).

Bir diğer araç siber güvenliktir. Siber güvenlik, bilgisayarlar

sunucu ve yazılımların ve diğer kaynakların siber saldırılar karşıCUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

277

savunma için geliştirilmiştir (Craigen vd., 2014).

3 LOJİSTİK 4.0

Dördüncü sanayi devrimi lojistik sektörünü de etkilemiştir.

Şirketler verimini arttırmak ve konumunu daha iyi yerlere taşımak

için Endüstri 4.0’ın lojistik sektöründe uygulamalarının

kullanılmasına önem göstermektedirler. Müşteriye teslimat,

müşterinin ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir aşamadır. Lojistik;

pazarlama, malzeme yönetimi, dağıtım tedarik zinciri gibi

bölümlerde kullanımı yaygınlaşmıştır. Lojistik sektörüne atfedilen

ürünlerin tedarik edilmesi, depolanması ve taşınma süreçlerinin

tamamıdır. Endüstri 4.0 ile birlikte lojistik sektörünün de devrimleri

belirlenmiştir. Bunun sonucunda lojistik 1.0, lojistik 2.0, lojistik 3.0

Lojistik 4.0 devrimleri karşımıza çıkmaktadır. Lojistik 1.0, ürün

taşıma işlemlerinin ön plana çıktığı bir devrimdir. Lojistik 2.0’ da

yeni ulaşım araçları karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte yeni

ortaklıklar ve iş birliği türleri görülmektedir. Lojistik 3.0’da yine

klasik taşımacılık faaliyetleri karşımıza çıkarken müşteriye hizmet

ve ürün tedariki daha fazla ön plana çıkmıştır. Bunların yanında

bilgiye kolay ve hızlı erişim teknolojileri de kullanılmıştır (Poli vd.,

2018:125).

Lojistik 4.0’ a geldiğimizde tedarik zinciri boyunca değer

yaratmayı amaçlar ve Endüstri 4.0 teknolojileri ile entegre edilen

bir platformdur. Donanım tabanlı lojistik sistemleri yerine yazılım

altyapılı, kullanıcının ihtiyacına cevap verebilen ve gerektiğinde

yeni işlevlerin yüklenebildiği esnek sistemle donatılmış cihazlar

karşımıza çıkar. Lojistik 4.0, tedarik ağındaki ürünün akışını daha

verimli bir duruma çekerek süreçlerin optimize edilmesine katkı

sağlar. Bunun sonucunda rekabet avantajı yaratır. Lojistik 4.0,

böylece talep ve üretim arasındaki dengesizliklerin önüne geçmiş

olur (Poli vd., 2018). Şekil 3’de lojistik devrimleri gösterilmiştir.278 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

Şekil 3: Lojistiğin Gelişimi

Kaynak: Lojistiğin Gelişimi Laura Domingo Galindo, “The Challenges

of Logistics 4.0 for the Supply Chain Management and the Information

Technology”, Master Thesis, NorwegianUniversity of Science and

Technology, 2016, p. 25.

Lojistik sektöründe görülen ilk devrim niteliğindeki değişiklik,

ani bir biçimde insanlığın karşısına çıkmıştır. Bu devrim işlerin

manuel yöntemden makineye geçmesidir. Bu devrimle birlikte

endüstriyel üretim makineleri, el aletleri ve hayvan gücüyle

çalışmanın yerini aldı. Bunun sonucunda 1. Lojistik devrimi

“taşımada makineleşme” anlamına gelmektedir (Karagöz ve

Doyduk, 2020).

Üretim birimleri arasında ağ yoktu ve firmalar tedarikçilerine

yakın yerlerde kurulmayı tercih etmişlerdir. İşletmelerin çoğu kısmı

ortaklar veya bireysel kişiler tarafından yönetiliyordu. Bu firmalar

operasyonların sorumluluğunda genel olarak az bir pay sahibiydiler.

Lojistik 1.0’ da depolar, üretimi bitmiş ürün ya da malzemelerin

depolandığı basit odalar şeklindeydi. 2. Lojistik devrim teknolojik

olarak evrim kabul edilmektedir. Lojistik alanında 1960’lardan

başlayarak “malzeme elleçlemede otomasyon” karşımıza

çıkmaktadır. Tedarik zinciri yönetimi, tedarik ilişkilerinin devamlıCUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

279

olduğu ve birden fazla sayıda tedarikçinin dikkate alındığı bir

küresel düzen haline gelmiştir. Mühendislik ve mekanik alanında

uzmanlığa ihtiyaç duyulan yeni işletme ve sanayi türleri, gereken

donanıma sahip yöneticileri işe almaya başlamıştır. Depolar

otomatik hale getirildi ve raf boyunca bir kutunun içinde

depolandığı veya direkt raftan alınabileceği şekilde hareket ettirilen

bir mekanizma geliştirildi. Endüstride çağ atlama bilgisayarın

üretime girmesiyle gerçekleşmiştir.

Lojistik sektöründe “lojistik yönetim sistemi” geliştirilmiştir.

Günümüzde kullanılan bazı yönetim sistemleri, WPS (depo yönetim

sistemleri), bilgi ve teknoloji sistemleri, TMS(Taşıma yönetim

sistemleri) şeklindedir. Endüstri 3.0 ile birlikte tedarik zinciri

yönetimi globaldir ve yönetici işe alınırken de küresel bazda en

yeterli kişi işe alınır ve kısa ilişkiler kurulur. Bu durum, insan ve

bilgisayar arasında bir iletişim kurulmasıyla birlikte “akıllı servis ve

akıllı ürün” ün ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum

geleceğin “akıllı fabrikası”, üretim aşamasındaki tüm aşamaları

birbirine bağlanmasını ve alınabilecek maksimum verimin

alınmasına olanak tanır. Otomatik sıralama ve otomatik depolar

yaygın kullanılsa da yayılma aralığı oldukça sınırlı kalmıştır. Ancak

daha sonra hazırlanan ve lojistik sektörüne geçen bir paket şekil ve

karakterine göre taşıma ve depolanma yöntemleri geliştirilmiştir.

Bunun sonucunda Endüstri 4.0 ile birlikte taşımada zaman tasarrufu

sağlayan ve elleçleme işçiliğinin maliyetini azaltan yeni teknolojiler

karşımıza çıkmaktadır.

Malların farklı konumlara taşınması, bir lojistik sistemin

sürdürülebilirliğini belirler. Akıllı ulaşım sistemlerinde

sürdürülebilirliğin arttırılması için Endüstri 4.0 teknolojileri

uygulanabilir. Yeşil filo yönetimi, araç rotalama, emisyon azaltımı

teslim hizmetleri ve teslim alma kullanılabilecek Endüstri 4.0

uygulamalarından bazılarıdır. Yapay zeka ve nesnelerin interneti

aracılığıyla araç bilgilerinin, aktif talep ve başvuruların gerçek

zamanlı kullanılmasına ve yönetilmesine olanak tanır. Simüle

edilmiş tavlama ve genetik algoritma gibi algoritmaları birleştiren

bilgiler, kaza durumuna zamanında karar vermek ve kaza tepkilerini280 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

arttırmak için kullanılmanın yanında ulaşım gecikmelerinin en aza

indirilmesi ve ulaşım planlamasında kullanılabilir. Endüstri 4.0

araçlarıyla birlikte sera gazı yakıt tüketimi ve maliyet, nüfusun risk

ve tehlikelere maruz kalması azaltılabilir (Anandhi vd., 2019:550).

Yapay zeka v büyük veri analitiği aracılığıyla toplanan verilerin

işlenmesini ve doğru verilerin seçilmesi sağlanır bunun sonucunda

verilere odaklanılması sağlanır (Su ve Fan, 2020: 1506).

Farklı ulaşım tiplerinin veri bazlı optimizasyon ve kapasite

dengelemesi sayesinde çevre dostu ve düşü karbon içeren bir

ulaşımla sonuçlanır. Örneğin karayolu taşımacılığı sonrası demir

yoluna geçişte maliyetlerin artması göz ardı edilmiştir. Sanal

teknolojiler, lojistik sistemlerinin planlanıp kontrol edilmesinde

oldukça güçlü modeller sunar. CPS destekli bir lojistik ağ planı

kontrolü ve karar verilmesi sanal simülasyona dayalı bir analiz

sunmuştur. Simülasyon aracılığıyla boş yüklü kamyonların sayısı en

aza indirilmiş maliyet, yakıt. Tüketimi sera gazı emisyonları

azaltılmıştır. Bununla birlikte Kamyon sürücülerinin çalışma

saatlerinde düzenleme yapılmış ve nakliye stratejileri

iyileştirilmiştir. Sürdürülebilir lojistik sistemlerinde kaynak

paylaşım etkinliğini göstermek için de simülasyon modelleri

kullanılmıştır (Hoffa-Dabrowska ve Grzybowska, 2020: 313).

Bununla birlikte her iki sistemin güçlü taraflarından

faydalanmak için örneğin ağ optimizasyonu ve altyapı tasarımını

optimizasyon ve simülasyon yöntemleri birleştirilerek daha fazla

verim elde edilebilmektedir (Hong vd., 2019). Endüstri 4.0

teknolojileri ile birlikte mal teslim yöntemleri değişmiştir. Akıllı ve

sürücüsü olmadan kendini sürebilen araçlar yani otonom araçlarla

birlikte kaza oranları, maliyetler, CO2 emisyonları azalma

eğilimine girmiştir. Bu değişime neden olan bir diğer gelişme ise

birçok merkezde gıda, ilaç, paket, aşı ve kan örnekleri dağıtımında

kullanılan birleşik araç ve drone sistemidir. Walmart ve Amazon

şirketleriyle birlikte birçok büyük şirketin kullandığı bu yöntemle

birlikte teslimat hızlanmış ve maliyetler azalmıştır. Ayrıca tıbbi

malzeme gibi acil durum malzemelerinin uzak bölgelere teslimatıCUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

281

için maliyeti azaltır. Bununla birlikte firmaların lojistik

sistemlerinde karbon emisyonlarını takip etme ve ölçmede

Blockchain tabanlı platformlar kullanılmaktadır. Yapay zeka

teknolojileri ve derin öğrenme ile birlikte lojistik ve nakliye

hizmetlerinde operasyonel verimliliği arttırmak için dijital ses

yardımı ve akıllı bilgi sistemi kullanılmıştır (Hsiao ve Chang 2019:

140).

Sürdürülebilir lojistik için sistem entegrasyonu ve dijitalleşme

ile birlikte veri odaklı operasyonlara dönüşümü hedefleyen Endüstri

4.0’ın en önemli özelliğidir. Bununla birlikte bahsedilen dijital

dönüşüm gerçekleştiğinde operasyonel verimliliğini en üst düzeye

çıkacağı ve katma değer yaratacak akıllı sistem ve teknolojiler üst

düzey entegrasyonu gerektirir. Bunun sonucunda tüm lojistik

sektörün dijitalleşmesinin üstüne pek çok çalışma yapılmıştır. Çoğu

çalışmanın sonucunda farklı lojistik sistemlerin dijitalleşmesi ve

sistem entegrasyonunda loT tabanlı platformların ilk adım olduğu

sonucuna varılmıştır (Tang vd., 2020).

Lojistik 4.0’ın işletmelerde uygulanabilir ve verimli olması için

sistemlerin ve paydaşların doğru bir şekilde yönetilmesi

gerekmektedir. Lojistik 4.0’ın başarılı bir şekilde uygulanabilmesi

için altı temel özellik karşımıza çıkmaktadır. Bunlar, yeni iş

modelleri, örüntülü tanıma, lojistik değerler, öz-örgütlenme,

genelleştirme ve çevikliktir. Aşağıda bu özellikler kısaca

açıklanmıştır.

Yeni iş modelleri Lojistik 4.0 sonucunda yeni iş modelleri ve

hizmetler aracılığıyla çeşitli fırsatların oluşturulmasını

öngörmektedir. Lojistik 4.0’ la birçok süreç, kendini organize

edebilme yeteneği edinecek ve iş tanımları değişecektir. Bu

değişimin ardından yönetim, yalnızca paylaşılan değerlerin

entegrasyonunu sağlamaya yönelik bir role evrilecektir.

Örüntülü tanıma, gözlemlenebilen, ölçülebilen, tekrar edilebilen

ortak düzen ve benzerliklere sahip olan kümeler şeklinde

tanımlanmaktadır. Örüntü tanıma, karışık sembol veya nesnelerin

belirli karakteristik özellikler veya tanımlı unsurlar aracılığıyla282 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

sınıflandırılması ve tanımlanmasına olanak tanır. Bu teknolojiler

temel bir amaca sahiptir. Bu amaç, belirsiz örüntüleri belirli bir

düzen altına sokmak ya da belirli bir grupta yer alan örüntüleri

ortaya çıkarmaktır. Örüntülü tanıma teknolojileri, tıp, deprem

tahminleri, savunma sanayii, el yazısı ve parmak izi tanıma yüz

tanıma sistemleri ve radar uygulamaları gibi birçok alanda

kullanılmaktadır.

Lojistik değerler, müşterinin ihtiyacını karşılamak için tedarik

maliyetinin minimize edilerek ve paydaşların karının da maksimize

edilmesini sağlayan teknolojidir. Lojistik katma değeri ise Pazar

payında artış olması amacıyla ek hizmet faaliyetlerini içeren

hizmetler olarak tanımlamak mümkündür. Lojistik 4.0’da

oluşabilecek yeni işler, halihazırda bulunan kurumsal lojistiğe

katma değer yaratarak bu katma değerin tüm zinciri kapsaması

hedeflenmiştir.

Öz örgütleme, Lojistik 4.0’ın eleştirisi yapıldıktan sonra

sistemin kendi kendini yönetmesini kapsar. Öz örgütlemede

işletmelerde taşımacılık, paketleme, depolama vb. gibi lojistik

faaliyetler uygulanmaktadır.

Genelleştirme, İyi bir hizmet verme amacı güden, müşterilerin

katma değerine göre gruplar oluşturan ve bu gruplara uygun ağ

yapılarının oluşturulması genelleştirilmiş lojistik yapısının temelini

oluşturur.

Çeviklik, Lojistik 4.0 süreçlerinde stratejik bir öneme sahiptir.

Çeviklik değişen durumlarda hızlı hareket etme olarak

değerlendirilebilir. Lojistik yönetiminde, müşterilerden mal ve

hizmet siparişlerinin alınmasından başlanarak müşterilere ilgili mal

ve hizmetin teslim edilme sürecine kadar geçen zamanın hiç

olmaması hedeflemesidir. Bununla birlikte çeviklik, Lojistik

4.0’ında başarılı bir şekilde uygulanabilmesine olanak tanır.

Lojistik 4.0’da çevik olmak bilişim alt yapısında ve ilişkili

uygulamalarda ufak döngülerle hareket anlamında da

kullanılmaktadır (Şekkeli ve Bakan, 2018: 27-28).

Lojistik 4.0’ın uygulanabilmesi için yukarıda açıklanan altıCUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

283

temel özelliğin yerine getirilmesi gerekmektedir. Lojistik 4.0’ın

amacı Endüstri 4.0’ın nakliye sektörü ve kamu hizmetleri etkilerini

işletmeler arası lojistik koordinasyon görevleriyle beraber

otomasyon ve dijitalleşmeyi destekleyerek bütünleşik bir yapıya

kavuşturmayı hedeflemektedir. Bununla birlikte, işletmeler arası

malzeme akışlarının optimizasyonu ve kaynakların verimli

kullanımı da Lojistik 4.0’ın temel amaçları arasında yer almaktadır.

Otomasyon ve dijitalleşmeye dayanan işletmeler maliyetlerini

azaltırken müşteri memnuniyetini arttırırken teslimat sürecindeki

hataları en aza indirerek rekabet avantajı kazanabilir. Lojistik 4.0’ın

işletmelere sağladığı faydalar şu şekildedir;

 Daha avantajlı tedarik imkanı,

 Veri kalitesinin iyileştirilmesi,

 Yeni pazarlar oluşturma,

Küresel kaynaklara erişim,

Daha avantajlı tedarik imkanı; Küresel iletişim avantajına sahip

işletmeler, ürünün elde edilmesinde daha geniş fiyat tekliflerine

ulaşma imkanına sahip olmaktadırlar. Bunun sonucunda

uluslararası pazardan uygun maliyetle tedarik sağlarken Pazar

içindeki yerlerini de güçlendirmektedirler.

Veri kalitesinin iyileştirilmesi; Verilerin işlenmesi ve

toplanması, ağ sistemlerinde kritik bir işlev taşımaktadır. Ürüne

özgü temel verilerin yanı sıra, ürünlerin birbiriyle olan ilişkilerinin

de değerlendirilmesi önemlidir.

Yeni pazarlar oluşturma; İşletmelerin sunduğu ürün ve

hizmetler, Küresel ağ aracılığıyla tüm kıtalardaki potansiyel

müşteriye ulaşabilmektedir, Bu durum sonucu dijital dönüşümle

birlikte yeni pazarların keşfini kolaylaştırmaktadır.

Küresel kaynaklara erişim; İşletmeler, uluslar ağlar sayesinde

yerel kaynaklara bağımlı kalmamanın yanında dünya genelindeki

tedarikçilere erişim sağlayarak orta ve küçük ölçekli işletmelerin

farklı bölümlerinden ürün temin etmesine olanak tanımaktadır.

Lojistik 4.0 uygulamalarını kullanan işletmeler, bu avantajlardan

yararlanarak rekabetçi ortam ve pazardaki konumlarını daha fazla284 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

sağlamlaştırma imkanına sahip olacaktır. (Scherf, 2020).

4 LOJİSTİK MALİYETLER

Lojistik faaliyetlerin uygulanması için ortaya çıkan tüm

harcamalara “lojistik maliyetler” denir. Bu maliyetler, anketler ve

vaka çalışmaları, istatiksel tekniker gibi yöntemlerle

hesaplanabilmektedir. Bir işletmede üretim ve depolama

süreçlerinin sistemli bir şekilde yürütülmesi ve bu faaliyetlerin

maliyetlerini en aza indirmeti amaçlayan çalışmalar lojistik maliyet

kavramının içinde değerlendirilmektedir (Rantasila ve Ojala, 2012:

10).

Geniş bir zaman dilimini kapsayan satın alma, depolama,

nakliye, stok yönetimi, yükleme, ambalajlama, boşaltma ve bilgi

yönetimi gibi faaliyetler için yapılan fedakarlıklar, lojistik

maliyetleri ifade etmektedir. Bu maliyetler yalnızca lojistik

departmanına yüklenen masraflar olarak değerlendirmek doğru

değildir. Lojistik maliyetler, işletmelerin satış dağıtım, pazarlama

yönetim ve üretim gibi hemen hemen tüm işlevlerine ait

harcamaların bütünüdür (Gürsoy, 1997: 334-335).

İşletmelerin lojistik uygulamaları boyunca üstlendikleri mali

yükümlülükler, lojistik maliyetler olarak tanımlanmaktadır.

Bununla birlikte ürünün tedarik sürecinden müşterilere teslimine

kadar geçen aşamalardaki tüm hizmetleri içermektedir. Bu

hizmetler içerisinde sevkiyat, depolama, ambalajlama taşıma,

montaj gibi unsurlar bulunmaktadır. Bunun sonucunda, lojistik

maliyetler; üretim, tedarik, satış, dağıtım süreçlerinden kaynaklanan

maliyet unsurları olarak görülebilir (Gürsoy, 1997: 334-335).

İşletmelerde, üretim süreçlerinden son tüketim aşamasına kadar

olan süreçte, toplam maliyetler içerisinde lojistik maliyetler oldukça

büyük bir paya sahiptir. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içerisindeki

lojistik maliyetlerin oranı, ülkeler bazında değerlendirme ve

karşılaştırma kriteri olarak sıkça kullanılmaktadır. Bununla birlikte,

işletmelerin üretim ve satış çıktıları içerisindeki lojistik maliyetlerinCUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

285

payı, üretim ve dağıtım aşamalarında oluşan lojistik faaliyetlerin

maliyetlerinin ölçülmesi amacıyla tercih edilmektedir (Bayraktutan

& Özbilgin, 2015: 97).

4.1 Lojistik Maliyetlerin Sınıflandırılması

Lojistik faaliyetler, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahip

olup, zaman içerisinde teknoloji ve kurumların gelişmesiyle birlikte

bu faaliyetlerin yapısı, kapsamı, işleyişi ve sınıflandırmaları da

değişim göstermiştir. Bu bağlamda, lojistik maliyetlerin

sınıflandırılması farklı kaynaklarda çeşitli şekillerde ele

alınmaktadır. Aşağıda bu sınıflandırmalardan bazılarına yer

verilmiştir (Bayraktutan & Özbilgin, 2015: 97).

Lojistik faaliyetler, insanlık tarihi kadar eski bir tarihe sahiptir.

Zaman ilerledikçe teknoloji ve kurumların gelişmesi sonucunda

lojistik faaliyetlerinin kapsamı, yapısı, sınıflandırılması ve

işleyişinde değişmeler görülmüştür bununla birlikte değişme ve

gelişmeye devam etmektedir. Lojistik maliyetlerinin

sınıflandırılması değişik kaynaklarda farklı şekillerde ele alınmıştır.

Aşağıda bu sınıflandırmalardan bazılarına yer verilmiştir

 Temel lojistik faaliyetler ele alındığında, lojistik

maliyetlerin bileşenleri aşağıdaki gibidir;

 Depolama Maliyeti

 Taşıma Maliyeti

 Envanter Maliyeti

 Tedarik, Elleçleme, Dağıtım ve Elden Çıkarma Giderleri

 Müşteri Hizmetleri Giderleri

Genel olarak lojistik maliyetler üç ana başlık altında

toplanmaktadır.

 Giriş Lojistiği Maliyetleri

 Çıkış Lojistiği Maliyetleri

 Depolama ve Elleçleme Maliyetleri

Lojistik maliyetlerinin değer yaratma sürecinde fonksiyonel

yapılarına göre de sınıflandırılması gerekir. Bu durumda lojistik286 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

maliyetler aşağıdaki gibi gruplandırılabilir:

 Giriş Lojistiği Maliyetleri

 Doğrudan Lojistik Maliyetler

 Dolaylı Lojistik Maliyetler

 Sabit Lojistik Maliyetler

 Değişken Lojistik Maliyetler

Doğrudan Maliyetler, diğer adıyla direkt lojistik maliyetler,

ürün birimi, ürün tipi, maliyet merkezleri ya da siparişler gibi

unsurlara bağlı olarak doğrudan hesaplanabilen maliyetleri içerir.

Örnek vermek gerekirse, taşıma sırasında karşılaşılan herhangi bir

zarar, bu maliyet türüne dahil edilir.

Dolaylı lojistik maliyetler, diğer adıyla endirekt lojistik

maliyetler herhangi bir tedarik ve maliyet sürecinde doğrudan

hesaba katılmayan, ancak çeşitli işlemler sonucu ortaya çıkabilen

maliyetleri kapsar. Bu tür maliyetler dolaylı maliyet başlığı altında

hesaplanır.

Sabit lojistik maliyetler, faaliyet hacmine ya da diğer

değişkenlere bağlı olmadan ortaya çıkan maliyetlerdir. Örnek

vermek gerekirse, işletmelerin faaliyetlerinden ayrı olarak ortaya

çıkan hazırlık veya kapasite giderleri bu grubun içinde

değerlendirilebilir.

Değişken lojistik maliyetler, genel olarak faaliyet seviyesi ya da

hacim gibi değişkenlere bağlı olarak değişen maliyetlerdir. Örnek

vermek gerekirse, enerji tüketim giderleri, ısıtma maliyetleri,

komisyoncu ücretleri bu maliyet kapsamı altında incelenmektedir

(Çetin ve Öztürk, 2022:79-80).

Günümüzde bazı işletmeler, lojistik maliyet kalemini bağımsız

olarak değerlendirmemektedir. Bununla birlikte bu maliyetleri

ayrıca hesaplamamaktadır. Bu tür işletmelerde, lojistik maliyetler

genel olarak satışların belirli bir yüzdesi alınarak hesaplanır.

Bununla birlikte geçmiş tecrübeler ve öngörülere dayanarak tahmin

edilmektedir. Bunlara ek olarak, geleneksel maliyet hesaplama

yöntemleri ya da faaliyet bazlı maliyetleme yöntemleri de lojistik

maliyetlerin hesaplamasında kullanılabilir. Bununla birlikte sonCUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

287

yıllarda toplam maliyetler içerisinde lojistik maliyetler payı giderek

arttığı gözlemlenmektedir. Özellikle, lojistik maliyet içerisinde en

yüksek paya sahip olan taşıma maliyetleri, lojistik süreçler

açısından önemli bir konumdadır (Tokay ve Arslan, 2011: 228).

Diğer yandan, işletmelerin lojistik maliyetleri ayrıntılı biçimde

incelenebilmesi hem doğrudan maliyetlerin tespitinde hem de

üretim miktarı ve maliyet ilişkisini daha iyi anlamada büyük yarar

sağlamaktadır. Buna ek olarak lojistik maliyetlerinin detaylı olarak

bilinmesi, maliyet düşürme fırsatlarının belirlenmesine ve yeni

teknolojik yatırımlar konusunda karar alınmasına yardımcı

olmaktadır (Demir, 2006: 120).

Lojistik maliyetler çeşitli şekilde sınıflandırılabilir. Detaylı bir

inceleme yapıldığında bu maliyetlerin bir kısmının belirgin ve açık

lojistik maliyetler, diğer kısmının ise belirgin olmayan ve gizli

lojistik maliyetler olduğu görülmektedir. Örnek vermek gerekirse,

bir işletmede tedarik, dağıtım, depolama, taşıma iletişim,

ambalajlama ve paketleme maliyetleri, belirgin lojistik maliyetler

kapsamında değerlendirilir. Stok bulundurma maliyeti, fırsat

maliyeti, faiz, hasar gören ürünlerin maliyetleri ve ekstra lojistik

hizmetler gibi maliyetler ise belirgin olmayan gizli lojistik maliyet

örneğidir. Bu maliyet unsurları Şekil 4’ de gösterilmiştir.288 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

Şekil 4: Lojistik Maliyetlerin Yapısı

Kaynak: (Tokay ve Arslan, 2011:230)

İşletmelerde oluşan “belirgin lojistik maliyetler”, genel olarak

gözle görülür ve istenildiği takdirde kontrol altına alınabilir özellik

taşır. Bu nedenle işletmeler, “belirgin lojistik maliyet” türüne önem

verirler. Buna karşın “belirgin olmayan lojistik maliyetler” ise tespit

edilmesi, diğer maliyetlerle ilişkilendirilmesi, ölçülmesi zor

olduğundan, genel olarak bu tür maliyetlerin yönetimi için özel bir

çabaya girilmemektedir. Bu durum, firma yöneticilerinin hangi

maliyet kalemlerinin lojistik maliyetleri azalttığını veya arttırdığını

veya diğer maliyetlerle nasıl bir ilişki içinde olduğunu tam olarak

öğrenmemelerine yol açmıştır. Bunun sonucunda bazı durumlarda

yöneticiler kararlarını yanlış verebilmektedirler.CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA

İKTİSADİ-MALİ DEĞİŞİMLER VE DÖNÜŞÜMLER

289

Lojistik maliyetlerinin toplamı, farklı. Bir kaynağa göre

aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:

 Ek Lojistik Maliyetler

 Yönetsel Lojistik Maliyetler

 Spesifik Lojistik Maliyetler

Ek lojistik maliyetler, lojistiğin olağan faaliyetleriyle doğrudan

ilişkili olan, etiketleme, paketleme, boşaltma, yükleme ve kalite

kontrol ve benzeri operasyonel işlemler sonucunda oluşan

maliyetlerdir.

Yönetsel lojistik maliyetler, Kalite yönetimi, kalite kontrolü ve

iş planlaması gibi lojistik performansların ve ek hizmetlerin birlikte

yürütülmesi sonucu ortaya çıkan yönetimsel maliyetlerdir.

Spesifik lojistik maliyetler, Depolama, taşıma ve işletmeye

kabul gibi temel operasyonel lojistik faalliyetlerin bir kar merkezi,

performans birimi ve işletme bölümünü baza alan toplam

maliyetlerdir (Tokay ve Arslan, 2011: 230-231).

SONUÇ

Endüstri 4.0 ve Lojistik 4.0 teknolojileri, işletmelerin

dijitalleşme süreçlerini hızlandırarak, lojistik operasyonlar ve

tedarik zinciri yönetimi alanında büyük bir dönüşüm

sağlanmaktadır. Yapay zeka, büyük veri analitiği, nesnelerin

interneti ve siber sistemler gibi Endüstri 4.0 ile gelen teknolojiler,

lojistik süreçlerinin verimliliğini arttırmanın yanında maliyetlerin

düşürülmesi ve sürdürülebilirliği desteklemeye katkı

sağlamaktadırlar. Bu yenilikler, aynı zamanda müşteri taleplerine

daha hızlı yanıt verebilmeyi ve esnek, özelleştirilmiş hizmetlerin

sunulabilmesini mümkün kılmaktadır. Lojistik 4.0’ın temel

özellikleri olan örüntü tanıma, öz örgütleme, çeviklik ve lojistik

değer yaratma gibi unsurlar, küresel rekabet ortamında işletmelere

önemli avantaj sağlamaktadır. Bununla birlikte, otonom araçlar,

drone kullanımı ve Blockchain tabanlı çözümler, lojistik sistemlerin

daha güvenilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkıda290 10. BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0 VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN LOJİSTİK

SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

bulunmuştur. Tüm bu gelişmeler sonucunda, lojistik faaliyetlerin

optimizasyonu, kaynak kullanımı ve operasyonel verimliliği

arttırarak, üretim birimlerinin rekabet üstünlüğü kazanmasını

desteklemektedir.

Sonuç olarak, Endüstri 4.0’ın lojistik sektörlerde etkin bir

şekilde kullanılması, işletme performansını arttırmanın yanında

çevresel etkilerin azaltılması ve sürdürülebilirlik gibi önemli

katkılar sunmaktadır. Gelecekte bu teknolojilerin dahada

yaygınlaşması ve gelişmesiyle, lojistik sektöründe dijitalleşmenin

ve otomasyonun daha üst seviyelere taşınacağı öngörülmektedir.