Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Eşlik Eden Agresyonda Nr3c1(Nükleer Reseptör Alt Ailesi 3 Grup C Üye 1) ve Comt (Katekol-O-Metiltransferaz) Genlerinin Etkisi


Bilaç Ö. (Yürütücü), Kale M. K., Batır M. B., Çam F. S.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Y.Lisans, 2023 - 2024

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Y.Lisans
  • Başlama Tarihi: Mayıs 2023
  • Bitiş Tarihi: Ağustos 2024

Proje Özeti

ÖZET Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ve Eşlik Eden Agresyonda NR3C1 ve COMT Genlerinin Etkisi DEHB çocukluk çağında sık görülen nörogelişimsel bir bozukluk olup, eşlik eden agresyonla çocuk ve ergen psikiyatrisi kliniğine başvuru fazla olmaktadır ve günümüzde hala DEHB tanısı olan hastalarda, etiyolojik açıdan hangi farklılıkların agresyona sebep olduğu anlaşılamamıştır. Bu çalışmada DEHB ve eşlik eden agresyonu olan çocuklarda NR3C1 ve COMT genlerinin ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. İncelenen parametrelerin düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunması durumunda, klinik uygulamalarda, agresyonu olan DEHB tanılı hastaların tedavileri düzenlenirken tamamlayıcı müdahalelerin uygulanması açısından fayda sağlayacaktır. Araştırma Mayıs 2023-Mayıs 2024 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği’nde yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini; hasta grubu için Celal Bayar Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine başvuran, “Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu (ÇDŞG-ŞY)” kullanılarak yapılan klinik psikiyatrik görüşmede Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısı alan ve çalışmaya dahil olma kriterlerini sağlayan 6-18 yaş aralığında 180 hastadan oluşturulmuştur. Daha sonra hasta grubunun ailelerine kliniğimizde oluşturulan ‘‘sosyodemografik veri formu’’, ‘‘DÜZEY 2—Öfke—6–17 Yaş Arası Ebeveyn /Vasi ölçeği’’, araştırmaya alınan çocuk veya ergene ise ‘‘CRIES-13 Ölçeği’’ ve ‘‘Duygu Düzenlemede Güçlükler Ölçeği’’ verilmiştir. Agresyon ve DEHB tanısı olanlar olgu grubu, sadece DEHB tanısı olan çocuk ve ergenler ise kontrol grubu olarak çalışmaya alınmıştır. DEHB ve eşlik eden agresyonu olan olgu grubu 69 kişiyken, sadece DEHB tanısı olan grup 111 kişiden oluşmaktadır. Psikometrik değerlendirme günü DEHB ve kontrol grubunu oluşturan olgulardan yaklaşık 2 mL periferik venöz kan alınıp sonrasında DNA izolasyonu yapılmış, daha sonra COMT rs4690 ve NR3C1 rs10052957 gen bölgelerinin PZR aracılıklı çoğaltımında kullanılacak primerleri tasarlanmış, daha sonra bu gen bölgeleri PZR aracılığıyla çoğaltılmış, sonrasında çoğaltım ürünlerinin sanger sekans analizleri yapılmış ve hedef gen bölgelerinin nükleotid dizilerinin analizi yapılmıştır. Çalışmamızda fiziksel agresyon ile ebeveyn medeni halinin, doğum sırasında yaşanan problem tipinin, duygu düzenlemede güçlükler ölçeğinin amaca yönelik davranabilme alt ölçeğinin arasında; sözel agresyon ile ebeveynlerin medeni halinin, ebeveyn eğitim düzeyinin, ebeveynin düzenli ilaç kullanmasının, ebeveynin veya çocuğun daha önce psikiyatrik tedavi almasının arasında istatistiksel olarak anlamlı bir bağlantının var olduğu tespit edilmiştir. Kin ve düşmanlık gütme ile COMT geni, NR3C1 genindeki sitozin allel sayısı, COMT genindeki adenin ve guanin allel sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir bağlantının var olduğu tespit edilmiştir. Agresyon ile ilişkili olduğu düşünülen NR3C1 ve COMT gibi parametrelerin DEHB’deki yerini anlamak ve agresyonu olan DEHB tanılı hastaların tedavileri düzenlenirken tamamlayıcı müdahale olarak kullanılabilmesi için çalışmamızdaki kısıtlılıkları ele alan daha büyük örneklemlerle daha ileri çalışmalar gereklidir. Anahtar kelimeler: DEHB, agresyon, NR3C1, COMT